17 Temmuz 2008 Perşembe

Dunyanin En Yuksek Cozunulurlugu



Dünyanın en yüksek çözünürlüğe sahip HD görüntüleme sistemi görenleri hayrete düşürüyor.

Kaliforniya Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri Enstitüsü dünyanın en yüksek çözünürlüğüne sahip görüntüleme sistemini tanıttı. Tabi bu sistem bilimsel çalışmalar için geliştiriliyor.

Ekranın adı "Yüksek Etkileşimli Görüntüleme Alanı" (İngilizce kısaltması ise HIPerSpace). 287 milyon piksellik çözünürlüğe sahip ekranın, NASA tarafından geliştirilen ve dünyanın en büyük ekranı olan Hyperwall-2'den %10 daha büyük olduğu belirtiliyor.

Sistem, beş ekranlık on dört sütun olarak yerleştirilen 70 adet 30 inçlik Dell ekrandan oluşuyor. Toplamda 35,640'a 8,000 gibi çok yüksek bir çözünürlük elde ediliyor.

HIPerSpace'in geliştiricilerinden Falko Kuester, şimdilik dikkati biraz dağıtan ekran çerçevelerinin de ileride ortadan kalkacağını söylüyor. Sistemin boyutları 9,7 metreye 2,3 metre.

Gunes Enerjisiyle Calisan Ilk Klavye



Otomobiller, şarj cihazları, televizyonlar... Güneş enerjisiyle çalışmayan bir klavyeler kalmıştı...

Son zamanlarda güneş enerjisiyle çalışan cihazlarda önemli bir artış söz konusu. Otomobil, televizyon ve radyolardan sonra şimdi de kablosuz bir klavyeyle karşı karşıyayız.

Buffalo Japan'ın yeni BSKBW01SB klavyesi önümüzdeki hafta Japonya'da piyasaya çıkıyor. Ürünün fiyatı ise 13,775 Yen (Yaklaşık 130 Dolar).

Klavyenin standart bir kablosuz klavyeden farkı güneş enerjisi ile çalışması. Elbette gece çalışmak isteyenler klavyeyi alışık olduğumuz pillerle çalıştırmak zorunda. Ama yine de klavyenin taktire değer bir çalışma olduğunu kabul etmek lazım...

Lazer Gudumlu Ilk Fuzemiz!



Türkiye kendi geliştirdiği ve 6 km menzili olan lazer güdümlü ilk füzesi Cirit'i bu ay sonunda Ankara, askeri tatbikatta denemeyi planlıyor.

Today's Zaman gazetesinde bugün yer alan bir habere göre Cirit füzesi Türkiye'nin envanterinde olan Amerikan yapımı AH-1S Kobra marka saldırı helikopterinden ateşlenecek ve test arzulanan neticeyi verdiği takdirde seri üretime geçilecek.

Türkiye'nin İtalyan firması AgustaWestland ile üretimini ortak gerçekleştireceği saldırı helikopterlerine takılması planlanan füzenin geliştirilmesi için Savunma Bakanlığı bundan birkaç sene önce Roketsan ile 28 milyon dolarlık bir anlaşma imzalamıştı.

Today's Zaman'a konuşan kaynağın bildirdiğine göre, Roketsan'ın füzenin geliştirilmesi sürecinde yabancı bir kaynaktan yardım alıp almadığı bilinmiyor; ancak füzenin yerel imkânlarla üretimi Ankara'nın yabancı kaynaklara bağımlılığı azaltmak ve zayıf durumda olan savunma sanayi altyapısını kuvvetlendirmek üzere silah sistemlerinin Türkiye'de geliştirilmesi konusuna yaptığı vurguyu artırdığı bir zamana denk geliyor.

Bir sivil silah tedarik kurumu olan Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) Müsteşarı Murad Bayar bu ayın başında savunma sanayi ürünlerine yapılan yerel katkıların, beklentilerden iki yıl önce, önümüzdeki yıl yüzde 50'ye varacağını söylemişti. Bayar daha evvelki bir tarihte savunma sanayi üretimindeki yerel paya dair bir hedef biçmiş ve 2003'te yüzde 25 olan katkının 2011'de yüzde 50'ye çıkacağını belirtmişti. 8 Temmuz'da da Anadolu Ajansı'na konuşan Bayar, savunma sanayine olan mevcut yerel katkının hâlihazırda yüzde 42 seviyesinde olduğunu söyledi.

Bu arada parlamentonun, üretimi 3 milyar dolara İtalyan AgustaWestland firmasına ihale edilen Türk Taarruz-Taktik / Keşif helikopteri ATAK'la ilgili olarak MHP'nin AK Parti aleyhinde öne sürdüğü yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak bir komisyon kurup kurmayacağı belirsizliğini koruyor. Milli Savunma Bakanlığı, 2 Temmuz'da bu iddiaları yalanlayan bir açıklama yapmıştı.

Türkiye'nin uzun zamandır beklediği ATAK projesi 24 Haziran'da Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayi'nin (TAİ) Ankara yakınlarındaki Akıncı tesislerinde yapılan bir törenle resmiyet kazandı. Projeye göre, ana müteahhit olan TAİ'nin tesislerinde AgustaWestland ile birlikte ilk planda 50 helikopter üretilmesi öngörülüyor. Daha sonra 41 tane daha üretilmesi de gündemde. ATAK, İtalyan A 129 saldırı helikopteri temel alınarak üretilecek ve model ismi de T 129 olacak.

Görev süresi önümüzdeki Ağustos ayında dolacak olan Genel Kurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın emekliliğinden önce test aşaması bitirilmesi öngörülen Cirit, saldırı helikopterleri için geliştirildi.

Bu Saat Sadece Suyla Çalışıyor!



Duvar saatlerini çalıştırmak için yaktığınız onlarca kalem pili unutun. Bedol Wall Ware Clock adlı bu saat, gezegeni kurtarmak için son umudumuz olabilir.

Yeterince çevreci olduğunuzu düşünüyor musunuz? En az güç tüketen monitörleri kullanıp en yeşil teknolojiyi hayatınızın her alanına yerleştirmiş olabilirsiniz. Peki ya saatler? Duvarınızdaki kalem pil canavarlarına(!) bir dur demenin vakti gelmedi mi?

Neyse ki gezegeni bekleyen korkunç tehlikelere karşı artık güçlü bir silahımız var: Bedol Wall Wave Clock.

Suyla çalışan bu saat, suyun içerisinde bulunan elektrotlardan güç alarak (kimya derslerini hatırlayanlar için) pilsiz bir kullanım sağlıyor.

15 Ağustos'ta yurtdışında piyasaya sürülecek olan Bedol Wall Wave Clock sadece 16 dolar fiyat etiketine sahip.

Yapay Kornea Calismalari Suruyor



Dünyada milyonlarca insan kornea hastalığı ya da hasarı yüzünden göremezken, bilim adamları da yapay kornealar üzerinde çalışmaya devam ediyorlar.

Stanford Üniversitesi’ndeki araştırmacılar kornea naklini yaygınlaştırmak amacıyla, gözün korneasına benzeyen, su dolgulu polimerden yapay bir kornea geliştirdi. Bu yeni ürünün piyasadaki öteki yapay kornealara göre, ameliyattan kaynaklanan enfeksiyon olasılığını ve bazı başka sorunları azaltacağı bildirildi.

Bilim ve Teknik Dergisi’nin Temmuz sayısında yer alan araştırmaya göre, ABD’de her yıl yaklaşık 40 bin hasta kornea nakli ameliyatı geçiriyor. Bunların çok büyük bir bölümü korneayı bir insandan alıyor. Her ne kadar bu ameliyatın başarı oranı yüksek olsa da verici sayısı sınırlı ve bekleyen listesi de genellikle uzun oluyor. Gelişmekte olan ülkelerde vericilere ulaşmak ise daha da zorlaşıyor. Bunun yanında kornea kaynaklı körlükler de çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Bu sorunu aşmak için araştırmacılar çeşitli malzemelerle yapay kornealar üretiyor.

-DAHA ÖNCEKİ YAPAY KORNEALAR ENFEKSİYONLARA YATKIN-

Yapay kornea çalışmalarından birinin de Stanford Üniversitesi’ndeki çalışma olduğu belirtildi. Bu çalışmada araştırmacılar kornea naklini yaygınlaştırmak amacıyla, gözün korneasına benzeyen, su dolgulu polimerden yapay bir kornea geliştirdi. Araştırmada, daha önce geliştirilen yapay korneaların enfeksiyonlara ve başka komplikasyonlara yatkın olduğu ve bu korneaların nakledildiği hastaların yaşam boyu antibiyotik kullanmak zorunda kaldığı, bu nedenle de yapay korneanın, eğer hasta sürekli doğal korneayı reddediyorsa ya da böylesi bir nakil için uygun değilse son çare olarak yeğlendiği kaydedildi.

Stanford Üniversitesi’ndeki projede ise araştırmacılar yumuşak hidrojel tabanlı yapay bir kornea yaptı. Bu çalışmanın doğal kornea epitelyum hücrelerin korunması ve enfeksiyon riskini en aza indirmesi açısından ise çok önemli olduğuna işaret edildi.

Washington Üniversitesi Sağlık Merkezi’nden bilim adamları ise yeni yapay kornealar geliştirmenin ciddi sağlık sorunlarını çözmede önemli olduğunu ifade etti. Şu ara havyanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmaların birkaç yıl içinde hastalar üzerinde başlayabileceği ifade ediliyor.